kitabimdakumlarvar

Okumak zamanla sınırlı, yazmak hayal gücü ile sınırsız

Kitabımda kumlar var

Yorum bırakın

Yaz akşamlarını, sahilde yalın ayak dolaştığım günleri düşünüyorum. Yorulunca kıyıya oturup ayaklarımı suya uzattığım, kollarımı dayayıp gökyüzüne, ilerideki teknelere baktığım anlar geliyor aklıma. Güneşten gözlerimi kısıp yakınmak, sevdiğimle muhabbet etmek istiyorum.

Kimi zaman kendimi kapatmak istiyorum bir yere, saklanayım bulamasın beni kimse. Sonra çıkıp saatlerce yürümek istiyorum, aç, susuz, boşlukta hissedene kadar kendimi yürüyeyim, yorulayım. Her şeyin boş olduğunu, yaşamak için ne kadar az şeye ihtiyacım olduğunu, gereksiz isteklerimi, hırslarımı en yalın haliyle fark edebilmek istiyorum. Yeniden hissetmek, yeniden uyanmak, yeniden başlamak istiyorum. Kendimi bulabilmek için dünyayı gezmeme, Hindistan’a gitmeme, ayinlere katılmama gerek yok. Vicdanımı rahatlatmak için bütün paramı bağışlamama, din tüccarlarına kendimi alet etmeme de gerek yok. Kılavuzum vicdanım olur eğer doğaya dönmeyi başarırsam, arada bir kendi dünyamdan çıkabilirsem. Yeniden uzaktan kendime bakmak için denize gitmek yeter. İlerideki gemiye kadar yüzüp yüzemeyeceğimi düşünürüm, yeter küçüklüğümü hissetmeme. Dalgalarla, rüzgarla boğuşurum. Gücümün yetmeyeceğini fark edince, tek başıma ne kadar küçük ve önemsiz olduğumu bilirim. Küçücük olduğum, bana dağ gibi gelen streslerimin, çatışmalarımın bana aklımın birer oyunu olduğu, olduğum yerde ve zamanda, her koşulda mutlu olduğum aklıma düşer, eğer gerçekten istersem. Her hissimin, her inancımın kendi kontrolümde olduğu bir anda iliklerime kadar işler. Küçücük hava balonlarından ibaret dertlerimin hepsini tek tek patlatıp, özgür bırakırım ruhumu. Sonra öyle özgür olurum, öyle uzaklaşırım ki; dünyanın sadece bildiğim, yakınım, komşum insanlardan, ülkelerden ibaret olmadığını görürüm. Ülkem güzel gelir yine gözüme, çocukluğumda geçirdiğim güzel günlerin ben çocuk olduğum için bana sorunsuz geldiği fısıldanır kulağıma. Büyük dertlerin hep olduğunu, olacağını söylerler. Kimse kötü yorumlarıyla, mutsuzluklarıyla hayattan umudumu çalamaz. Ülkemden kaçma planları yaptıramaz. Başkalarının memleketini dünyanın en güzel yeri diye anlatamaz, ikna edemezler. Bir fotoğrafla, bir videoyla beni kandıramazlar. Ancak ruhum huzurluyken, etrafımdakiler iyi niyetliyken, sever, sevilir ve değer verilirken mutlu olduğumu bilirim.

Hayatım daha değerli olur kendim için. Üzüldüğüm, harekete geçmeden durduğum her günün zararıma olduğunu bilirim. Bugün yaşananların güzel hikayeler olması için uğraşırım. Nasıl o çok sevdiğim kitapta kahramanım kötü adamı affettiyse, ben de hataları affederim. Hani o hep iyi olan var ya kitapta, hani şu ne olursa olsun kötü düşünemeyen, işte onun gibi olurum. Maceralar yaşarım, korkularım, kavgalarım olur ama hepsinin üstesinden gelirim. İstediğime ulaşmak için en büyük azmi gösteririm. Onun elinden bir şey kurtulmaz derler. Güvenirler, severler, yanımda olmak isterler. Gülen gözlerle karşılanırım gittiğim her yerde. Yaşantım, çalışmalarım öyle bir hikaye olur ki, yıllar sonra birileri beni okur sahillerde. Sabrımı, çabamı takdir ederler. Ellerinden bırakamadıkları hikaye olurum. Tekrar tekrar okurlar ve her defasında mutlu olurlar, umut dolarlar. Renkli, zeki, neşeli hayat mücadelemi örnek alırlar. Günlük dertlerden uzaklaşırlar. Artık komşunun kızının ne giydiğini, hangi ünlünün nerede tatil yaptığını düşünmez, kendilerine benzemeyen fotoğraflar çekip, olmadıkları biri gibi tanıtmaz kendini hikayemi okuyanlar. Kendileri gibi olduklarında mükemmel olduklarını, evrendeki yerlerinin orası olduğunu bilir, görevlerini en iyi şekilde yapmaya çalışırlar.

Beni okuyanların tek derdi sahilde sayfalarımın arasına karışan kumlar olur, o küçük derdi severler. Çünkü en güzel, en tatlı sahil kitabına kumlar yakışır. Kitabı ellerine aldıkça hayatlarını şekillendirmek için uzaklara değil, kendi içlerine dönmeleri gerektiğini hatırlarlar. Kendilerini nasıl aştıkları, kimsenin görmediği başarıları gözlerinin önüne gelir. Mevcut durumun idealleri olduğu, ego, kıskançlık, hırslar yenildiğine, kendi saf hallerinde mutlu oldukları akıllarına gelir kitabın arasından kumlar döküldükçe. Kendi içe dönüş ve yeniden keşif hikayelerini hatırlatır kumlar. Her güçsüz hissettiklerinde kaçmaktan bahsetmezler. Her yeni hikaye öyle güzel olur ki, okuyanlar umut bulur, rahatlar, dinlenir, pes etmez. Her birimizin kitabı birbirinden farklı, biricik olur. Sahillerde okunur, ıslanır, yıpranırız, ama hep en kıymetli, en okunası hikaye oluruz.

 

 

Yazar: Dilek

Okumayı, yazmayı, gezmeyi, yürümeyi, yüzmeyi, insanları gözlemlemeyi, yemek yapmayı severim. Değişimin kendisi olmak, hep daha iyiye doğru ilerlemeye çalışmak idealim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s