kitabimdakumlarvar

Okumak zamanla sınırlı, yazmak hayal gücü ile sınırsız

Antikacı – Antiquariat

Yorum bırakın

Antikacı vitrini.

Bir bakışta mutluluk veriyor, filmleri hatırlatıyor.

Antikacılar filmlere hep benzer şekilde dahil edilir: araştırmacı kişinin çok özel, az sayıda basılmış bir kitabı bulması gerekiyordur. Bunun için antika kitapçıları gezer. Eline geçen bir kitabın içinden hazine haritası çıkar. Harita gizlice kitabın arasından alınır, saklanır, haritacılıktan anlayan tanıdıklara gösterilir, haritanın sırrı çözülmeye çalışılır. Bu arada birinin hazine haritası bulduğunu duyan mafya, hırsız çetesi, yan kesici, aç gözlü akraba hazinenin peşine düşer. Haritanın sırrı çözülür ve hazineye en önce ulaşmak için mücadele başlar… Biraz Karayip Korsanları biraz Salak Milyoner, azıcık da sihir katarsak Harry Potter.

Filmlerin romantik tarafı şöyle dursun, kitaba değer verildiğini, kitapların sevildiğini ve tüketilmediğini böyle antika kitapçıları görünce iliklerime kadar hissediyorum. Heidelberg’deki bu antika kitapçı dükkanı eski, değerli kitapları alıyor. Felsefe, sosyoloji, edebiyat, alman dili ve dil bilimi üzerine yoğunlaşmış. Haftanın sadece 3 günü 14:00 ila 18:00 arası açık. Para kazanmak için değil, zevk için yapılan bir iş gibi. Müşterisi belli.  Vitrin pırıl pırıl. Kitaplar düzenli ve aydınlatılmış. İnsanda merak uyandırıyor, içeriye çekiyor. Dükkana girip raflardaki kitapları incelemek istiyorum. Okumak zaten mümkün değil. Aklıma Umberto Eco’nun bir röportaj anısı geliyor: Umberto Eco’nun evindeki kitaplıkta yaklaşık iki bin kitabı bulunurmuş. Bunu duyan bir gazeteci ‘Hepsini okudunuz mu?’ diye sormuş, Eco’da ‘Evet okudum’ demiş. Bu anektodu Eco gülerek, dalga geçerek anlatmıştı. Çünkü tabii ki bu kadar kitap okumamış, zaten okunmaz, ömür yetmez.

Kitapların bazıları ilgi uyandırdıkları için, bazıları araştırmada kullanılmak için alınır. Kimisinin sadece evde bulunması memnuniyet verir. Antika kitapçıları dolaşmak, insanı biraz hızlı tüketilen değerler dünyasından alıp ayaklarının yere basmasını sağlar. ‘Dünya sadece bizden ibaret değil, bunun öncesi vardı, sonrası da olacak. Bugün kazanılan bilgi yarına bırakılacak. Şuanda yaşadığın her şeyi ilk yaşayan sen değilsin, sonuncu da sen olmayacaksın.’ Bunları o kitapçıda hissedersin. Tüketmek, harcamak, yıpratmak istemezsin. Değer vermeyi bilirsin. Yıllardır elden ele geçmiş, saklanmış, yıpranmamış bir kitaba sen de gözün dibi bakarsın. Bu açıdan kitapçıları gezmek, antika kitaplara değer vermek ruhu besler, büyütür. Bu yüzden her gözüm vitrine iliştiğinde huzur duyarım. Daha öğreneceğim çok şey var deyip, devam eder, hayatın zenginliğine şükrederim.

 

 

 

 

Yazar: Dilek

Okumayı, yazmayı, gezmeyi, yürümeyi, yüzmeyi, insanları gözlemlemeyi, yemek yapmayı severim. Değişimin kendisi olmak, hep daha iyiye doğru ilerlemeye çalışmak idealim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s