kitabimdakumlarvar

Okumak zamanla sınırlı, yazmak hayal gücü ile sınırsız

Çarın Delisi

Yorum bırakın

Günlük hayattan uzaklaşmak için bazen gerçekten hayatımın çok dışında, farklı şeyler okumak istiyorum. Çarın Delisi ismen farklı geldiği gibi, geçmiş Rusya’yı anlattığı, genel olarak otoriteye karşı asabiliği ve aynı zamanda bağlılığı ifade ettiği için ilgimi çekmişti. Okumaya başlayınca ancak Estonya’da geçtiğini fark ettim ve daha da memnun oldum.

Eser Çar 1. Alexsandr ile yakın arkadaş olan Baron Timotheous von Bock’un gerçek hayat hikayesinin, Timo’nun eşinin erkek kardeşi Jakob tarafından günlüklere kaydedilmesi ile ortaya çıkmış. Günlükte tutulan hikaye tarihçi Jaan Kroos tarafından kitaplaştırılmış.

Jakob Timo’nun sürgünden geri gelmesi ile yazmaya başlıyor, olayları bir geçmişten bir bugünden bahsederek anlatıyor. 1800’lerin ilk yarısında geçen hikayede, bir köylü iken almanca ve fransızca öğrenip, soylularla birlikte vakit geçiren Jakob, çoğu yerde kendini, düşüncelerini, dilini hafife alıyor. Olayların esas başlangıcı Timo’nun, Çar ile yakın arkadaşken çara her daim doğruyu söyleyeceğine dair yemin etmesine dayandırılıyor. Timo bu yemine bağlı kalmak adına, çar ve Rusya’nın yönetim şekli hakkında düşündüklerini edepsiz bir şekilde yazıp çara göndermiş, 9 yıl bir kuleye hapsedilmiş. Bu sürecin başlangıcı, esaret süresince yaşananlar ve sonrasındaki deliliğin tam olarak ne olduğunu anlama süreci hikayenin tamamı.

Estonların köylü ve Rus asilzadelerinin köleleri olarak görüldükleri bir dönemde Baron von Bock’un bir köylü kızla evlenmeye karar vermesi, bunun için kızı ve abisini eğitime göndermesi ve 2 sene sonrasında evlenmesi kendi sosyal sınıfından dışlanmasına sebep oluyor. O zamanlar için çok ilerici olan bu davranış tarzı Timo’nun deliliğinin sadece başlangıcı olarak anılıyor. Çünkü kimse gerçekten neden tutuklandığını bilmiyor. Fakat zaman içinde Jakob’un anlattıkları ile Timo’nun karakteri ortaya çıkıyor.

Okuma esnasında zaman kavramı, mesafe kavramı, rusların kafa yapısını, dönemin önemli savaşlarını bugüne kadar okuduklarımdan daha etkili olarak, gözümde canlandırarak öğrendim. Bugün araba ile 2 saat süren Tartu – Parnu arası, 2 – 3 günlük yol olarak anlatılıyor. Aile ilişkileri, konuşmalar, konuşma tarzları sansürsüz yazılmış ve eleştirilmiş. Bu açılardan okuduğum pek çok kitaptan daha değerli ve okunası bir eser çıkmış ortaya ve kitap Fransa’nın en iyi yabancı kitap ödülünü kazanmış. Hikaye baştan sonra ilginç olduğu ve olaylar birbirini sürüklediği için, biraz anlatsam, sonuna kadar yazacakmışım gibi geliyor. Okuduğum için memnun olduğum kitaplardan biri, öneririm.

 

 

Yazar: Dilek

Okumayı, yazmayı, gezmeyi, yürüyüş yapmayı, yüzmeyi, insanları gözlemlemeyi, yemek yapmayı severim. Değişimin kendisi olmak, hep daha iyiye doğru ilerlemeye çalışmak idealim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s