kitabimdakumlarvar

Okumak zamanla sınırlı, yazmak hayal gücü ile sınırsız

Sanat ile mutlu olmak?

Yorum bırakın

Evrensel yazarları, dünya klasiklerini okumayı tercih ettiğim için, kitaplarım hep dünyadaki sorunlara, toplumsal sorunlara yönelik. Son zamanlarda bu sevdiğim ve kendimi geliştirmeme yardımı olan tarzın enerjimi tükettiğini fark etmeye başladım. Günlük hayatımın yoğunluğu ve yoruculuğu içinde, benim de olayların iyi yanlarını görmeye ihtiyacım var. Doğru olan ard arda okuduğumuz kitapların sürekli bir yönde ve zihinsel olarak yorucu olmamasına dikkat etmek ve dinlenmek için zaman ayırmak, kendimize özen göstermek. Zihni dinlendirmenin, ruhu tatmin etmenin bir yolu sanat ile ilgilenmek. Çünkü

  1. Sanat görmektir. İçinde yaşadığımız duruma hapsolmak değil. Durumu etraflıca incelemek ve uzaktan bakabilmektir.
  2. Güzel şeylere bakmak iyileştirir. Güzel sözlerin iyileştirdiği gibi.
  3. Sanat yalnız olmadığımızı hissettirir. En yakın örneği şuan halen İstanbul’da devam eden 7. kıta temalı bienal. Evde çöp ayırırken her gün kızıyorum, ne çok çöp üretildiğine. Bienal’in konusu ve herkesin ya da birilerinin bu soruna ilgi duyduğunu görmek bu öfkemi biraz azaltıyor. Gelecek için umut besleyebiliyorum, farkındalık oluştuğunu görerek.
  4. Sergilerde arkadaşlarımla veya yalnız iyi vakit geçiriyorum.
  5. Yeni şeyler öğreniyorum.
  6. Kendi hislerimi daha iyi tanıyabiliyorum, eserlere verdiğim tepkilere ve bende bıraktıkları izlere bakarak.
  7. Aynı durumu benden daha farklı değerlendiren insanları anlamam için onların bakış açısından bakabiliyorum.

‘How art can make you happy’ i okumak istedim. Her ne kadar istediğim bir aktiviteyi yapsam ve iyi vakit geçirsem de, bir sergi gezisinden sonra ne kadar da az şey bildiğimi hissedip, daha öğrenecek çok şey olduğunu düşünüyorum. Sanat eğitimi almadım, temel bilgimin oluşması için bir yerden başlamam lazım diyorum.

‘How art can make you happy’ de sanat konusunda rahat olmamız söyleniyor. Rahat olun, çünkü o müzelerde, açılışlarda gördüğünüz insanların da zaten ancak yüzde 20’si derin bilgiye sahip. Müzeleri gezmeniz için sanat tarihi eğitimi almanıza gerek yok. Müzeler, sergiler herkes için. O yüzden her müzenin ücretsiz olduğu günler var. Halka ulaşılsın diye.

Kitapta genel olarak sürekli sanattan bahseden ve bilgisi ile sizi ezmeye çalışan bir çevreniz varsa, bu çevre ile nasıl başa çıkabileceğinizi anlatıyor. Diyor ki bir sanat sohbetinde kendinizi kötü hissetmeyin, herkes sanatla ilgili konuşabilir. İnsanların çok azı sizin kendinizi kötü hissetmenizden tatmin olur. Eğer birinin kendi bilgisinden çokça bahsedip, size kötü hissettirecek tavrını görürseniz, onunla futbol, magazin ve başka konular konuşun gibi öneriler veriyor 😉 Daha pek çok güzel fikri ünlü sanatçıların sözleri ile birleştirerek aktarıyor.

Kitaptaki en sevdiğim ifadelerden biri, sanat karşısında kendini kötü hissetmenin normal olduğunu söylemesi. Diyor ki, sanat güzel şeyler anlatmak için değil. Gördüğünüz eser kötü hissettirebilir, bu da normaldir. Hissedebildiğimizi ve anladığımızı, empati duyduğumuzu gösterir.

Sanatla, okumakla daha da insan oluyoruz. Empati duygumuzu geliştiriyoruz. Roman okumak güzel olsa da, biraz farklı alanlarda okumalar yapmak niyetindeyim artık. Ancak böyle sanat konusunda hissettiğim açıklığı ve açlığı kapatırım.

 

Yazar: Dilek

Okumayı, yazmayı, gezmeyi, yürüyüş yapmayı, yüzmeyi, insanları gözlemlemeyi, yemek yapmayı severim. Değişimin kendisi olmak, hep daha iyiye doğru ilerlemeye çalışmak idealim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s